5 Haziran 2014 Perşembe

Sevmiyorum...

Ellerimi sevmiyorum;çok kırışık..
Popomu sevmiyorum bildiğin büyük..
Göğüslerimi de sevmiyorum;yoklar çünkü..
Bacaklarımın üstünü sevmiyorum,kalın..
Gözlerimi yarı sevmiyorum;rengi güzel ama bozuk..
Boyumu sevmiyorum bildiğin kısa..
Cildimi  sevmiyorum;hemen kızarır..
Saçlarımı sevmiyorum ;az...
Kalbimi sevmiyorum;çok kırılgan..


Ot gibi..

Ben hayatımı ot gibi yaşadım,yaşıyorum bence...

Hiçbirzaman hiçbirşeyin farkında olmadım..

Okulun önemli olduğunu,arkdaşların önemli olduğunu anlayamadım..

Toplasan 5  tane yakın arkadaşım yoktur..İletişimden bi bok anlamam..

Kariyerin,mesleğin farkında olmadım..

Buyüzden 30 küsür yaşımda yeniden okumaya çalışıyorum..

Kendine özen göstermenin önemli olduğunun farkında olamadım..

Beğenmediğim kıyafetler,takılarla doludur dolabım...

Tarz sahibi olmanın,stil sahibi olmanın farkına varamadım..

Ruh halime göre bi klasik bir spor giyinirim örneğin..

Hergün bir öncekinin pişmanlığı,eleştirisi ile geçer benim dünyamda..

Haksız mıymışım?

Ot gibi işte ot gibi...

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Merhaba


Merhaba;
Daha önce de bir bloğum vardı; ağzında bakla ıslanmayan biri olarak önüme gelene duyurmuş,tüm aile fertlerini haberdar etmiştim..
Çok önemli sanki..
Şimdi ise kimse bilmesin beni,bloğumu..
Oyle ki yazdıktan sonra ben bile unatayım..
Takip edip etmemekte özgürsün,saçmalayacağım sadece..
Burnumun dibindeki ,en yakınlarım bile bilmeyecek beni,içimden geçenleri..
Oyle belli etmek istemiyorum ki kendimi,bloğun tasarımını bile değiştirmeye gerek duymadım..
Bilmeyin en sevdiğim rengi,bilmeyin nasıl tasarlamak istediğimi..
Tıkladım seçili olan pencereleri değiştirmeden ve oluştu bu sayfa..
Sadece içimden geçenler gerçek..
Şimdilik görüşmek üzere..
Zira ders çalışmam gerekirken ben oturmuş,elimde  bira, blog açmaya uğraşıyorum...

                                                                    Huysuz ve dengesiz..